Hayatına Etkin Ne Kadar?

Yaşarken bir çok olayla karşılaşıyor ve bu olayların sonucunda oluşan yeni durumlara tepki verip, yolumuza devam ediyoruz. Aslında yeni sonuçlara vereceğimiz tepkiler bizim yaşamdaki yol ayırımlarımızdır. Eğer bu tepkilerin bizi başka bir yola çıkaracağını bilseydik acaba tepkimizin seçimini yaparken daha özenli olur muyduk?

Oluşan etkiye (olaylar), vereceğimiz tepkiler(davranışlar) arasında her birimizin seçim hakkı bulunuyor. Bu seçimler ise, her zaman en insancıl, en nazik, en kibar, en yapıcı olmak durumunda değildir. O zamana, o olaya, o kişilere ve o oluşan enerjiye en uygun olması önemlidir. Bu bakış açısıyla bir tepki vermeden önce sahip olduğumuz davranış modelleri arasından etkiye yani olaya karşı en ideal tepkiyi yani davranışı seçmekte özgürüz. Bu alana seçme özgürlüğü denir.

İstediğimiz tepkiyi biz seçiyorsak buradan sonra başka bir yol açılıyor. Seçtiğimiz tepkiden sonra oluşacak yeni durumun “sorumluluğunu” almak. Çünkü her bir etki bir tepki doğurur. Benim verdiğim tepki de karşı taraf için bir etki oluşturdu. Şimdi tepki verme sırası ona geçti. Tepkilerimizi verirken karşı taraf için oluşturduğumuz etkiye ve onun verebileceği tepkiyi dikkate alarak “seçim hakkı” mızı düzenlersek tercihlerimizin hakkını daha güçlü verebiliriz.

Çoğu insan seçim hakkının var olmadığını ve yaptığı tepkilerin (davranışların) sorumluluğunu tamamen karşısındaki kişiye bırakır. Genellikle de “ beni kızdırdılar”, “ beni üzdüler”, “motivasyonumu düşürdüler”, “insanlar beni sıkıyor gibi edilgen cümleler ile bu sorumluluğun %100’nü karşıya yüklediklerini ifade ederler. Sorumluluk alınmayan her durumda bir kaçış ve kurban rolü vardır.

Halbuki insan edilgen değil, “etken” bir varlıktır. İletişimde ise, etken insan “Lider” insandır. Yani yaşamına yön veren, aldığı kararların sorumluluğunu alabilen ve oluşan yeni durumlara uyum sağlayabilen kişiler yani. İnanın bu şekilde sorumluluğu almak, sorumluluktan kaçmaktan daha hafif daha kolay yönetilen bir durumdur. Sorumluluktan kaçıp edilgen olmak insan yapısına uygun olmayan ve daha depresif ruh haline sokan bir davranış modelidir.

İletişimdeki sır ne diye sorarsanız; “Seçme Hakkı” nızın varlığını fark edip, seçimlerinizin sorumluluğunu almaktır diyebilirim.

Sorumluluk ise özgürlüktür…